Baykuş’un Serüveni

Faust içini kemirip duran yoksunluk duygularından bir an olsun arınmak, susuzluğunu hayal-gücünün ve aklın coşkun ırmağıyla dindirmek için en kutsal bilinen kaynağın cildini açar ve başlar satırları Almancaya çevirmeye. “Başlangıçta söz vardı.” Daha ilk satırda kesilir eli ayağı yazmaktan. Nabzı yavaşlar, uzuvları taş kesilir; sanki canlılığını yitirmeye başlar. Sözün kudreti değildir onu yazmaktan alıkoyan. Bilâkis, sözün işitilmezliği, başlangıcın mekânsızlığıdır. Sözün mekân kurmaya, başlamaya cesaretinin olamamasıdır. Kudretsizdir o, kendisini sert ve puslu dağların zirvesine yerleştirdiği hâlde. Başlangıç hep öteye atılır, hep sonraya… Zirveye varmak gerekir başlamak için. Söz yalnızca bu yolla kavuşur bedenine. Başlangıcı bu şekilde çevirmek istemez Faust. Zihni rahat bırakmaz bir türlü asıl başlangıcın örtük kalmasına, boğazından geçmez satırlar. Anlam ile tarif eder önce başlangıcı, sonra güç ile. Yine de yetmez, uymaz bir türlü. Ve en nihayetinde zihni tüm coşkunluğuyla dolar taşar, düşünceler sükûnetle yazıya dönüşür: “Başlangıçta eylem vardı.”

Söz, anlam ve güç, yalnızca eylem koşuluyla kendi varlık zeminine kavuşur. Baykuş’un serüveni tam da bu noktadan başlar.

Baykuş: Felsefe Yazıları, 1982 yılında felsefenin Türkiye topraklarında düşünsel kimliğini bulması amacıyla filizlenen Yazko Felsefe Yazıları ile 2008 yılında Türkiye’de felsefî “bir gelenek oluşturabilmek” maksadıyla bu amacı devralan Baykuş: Felsefe Yazıları Dergisi’nin hamuruyla karılmıştır. Sözün eyleme dönüştüğü bir zeminden, kısa bir nefesten sonra, yeni bir eylem ve sözle yeniden filizlendi. Türkiye topraklarında felsefeyi canlı tutmayı, onun hakikî sonsuzluğunu bitimsiz olarak beslemeyi ve geliştirmeyi, özgün ve eleştirel bir tavrın sahnesini kurmayı, başlangıçtaki eylemin ateşini harlayarak büyütmeyi kendisine ilke edinmiştir. Felsefenin toplumsal yaşamda kendi sesi ve eylemini sunabildiği, yapay ve içeriği olmayan kavgalardansa eleştirel ve olgunlaştırıcı bir sahnenin güçlendirilmesini amaç edinir.

Bu maksatla Baykuş’un serüvenini sizlere takdim etmek istiyoruz:

1) “Gelenek ve Kopuş” dosya konulu ilk sayımız.

01-Baykush

2) “Hegel” dosya konulu ikinci sayımız bütün kopyalarının tükendiği bir sayıdır.

02-Baykush

3) “Muamma Nesne: Özne” dosya konulu üçüncü sayımız.

03-Baykush

4) “Felsefe ve Devrim” dosya konulu dördüncü sayımız, bütün kopyalarının tükendiği bir sayıdır. Ayrıca değerli hocamız Uluğ Nutku’nun bu sayıda yer alan bir yazısı, Avustralya’da bir radyo programına katılmasıyla sonuçlanmıştır.

04-Baykush

5) “Ölüm, Yaşam, Sınır” dosya konulu beşinci sayımız.

5

6) “Husserl’in Gör Dediği” dosya konulu altıncı sayımız.

6

7) “Açılım Sebebiyle Kapalı” dosya konulu yedinci sayımız.

7

%d blogcu bunu beğendi: